• BIST 109.666
  • Altın 156,594
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara -1 °C

Sanal Dünyanın Takip Kaygısı Fomo Herkesi Esir Aldı

Sanal Dünyanın Takip Kaygısı Fomo Herkesi Esir Aldı
Like, takipçi, aplikasyon… Herkes için tanıdık kavramlar. Hızla gelişen teknoloji çağı sosyal paylaşım ağlarını hayatımızın vazgeçilmezlerinden biri haline getirdi.

İstediğimiz her an eğlenme, bilgi alma, iletişim kurma lüksüne her zamankinden da çok sahibiz. Liv Hospital Klinik Psikoloğu Ceren Aydın “Hayatımızı organize etmek ya da nerede ve kiminle olduğumuzdan, ne yaptığımızdan, hatta yediğimiz-içtiğimizden haberdar etmek için küçücük bir akıllı telefon bize yetiyor. İnternet kullanımının bir araç olmaktan çıkıp amaç niteliğine gelmesi kişiler arası ilişkilerde bozulma, yalnızlık, yetersizlik ve hatta depresyon gibi ciddi sorunlara da yol açabiliyor. Bu sorunlardan biri de son zamanlarda vurgulanan başkalarının ne yaptığından sürekli haberdar olma kaygısı durumu fomodur’’ diyor.

Fomo, hayır dedirtmiyor

En basit haliyle fomo bir kaygı durumu olarak tanımlanır. Fomo sosyal paylaşım sitelerinde sürekli güncelleme yaparak başkalarının ne yaptığından haberdar olma arzusu ve bu arzu doyurulmadığında ortaya çıkan huzursuzluk hissidir. Fomo’nun temelinde ‘Acaba şu an başkaları benim yaptığımdan daha ödüllendirici bir şeyler mi yapıyor, onların ne yaptığını kaçırıyor muyum?’ kaygısı yer alıyor. Başka bir deyişle kişiler yaptıkları seçimlerin ve içinde bulundukları durumların/aktivitelerin diğer insanlarınki kadar cazip olmamasından endişe ediyor. Yine bu sendromu yaşayanlar istemedikleri halde geri kalmamak adına yapılan davetlere hayır diyemiyor ve çok kez istemedikleri, keyif almadıkları etkinliklere katılıyor..

Fomo depresyonla da sonuçlanabilir

Yapılan çalışmalar sosyal medya kullanıcısı genç yetişkinlerde fomo görülme sıklığının yüzde 75’e kadar çıkabildiğini gösteriyor. Sevgi, saygı ve kabul ihtiyacı yüksek, dürtü kontrolü zayıf bireylerde yatkınlık daha fazla. Her şeyin aşırısında olduğu gibi sosyal medya ile uğraşının da aşırısı hayatımızı pek çok yönden olumsuz etkiliyor. Özellikle kaygı, yetersizlik hissi, algılama süreçlerinde bozulma, zihinsel yorgunluk, zaman kaybı, hayat doyumunda düşme, sosyal ilişkilerde bozulma ve ilerleyen süreçlerde depresyon gibi olumsuz duygu ve durumlarla sonuçlanabiliyor.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Çocuğun hakkını ihlal eden 3T!18 Kasım 2017 Cumartesi 15:24
  • “Aceleci Bebekler” buluştu!16 Kasım 2017 Perşembe 20:28
  • Dijital Dünyada Ailelerin Vakitsizliği Çocukların Mutsuzluk Sebebi10 Kasım 2017 Cuma 17:42
  • Sinüzit mevsimi geldi09 Kasım 2017 Perşembe 17:24
  • Yrd. Doç. Dr. Salih Gencer’e Genç Araştırmacı Ödülü08 Kasım 2017 Çarşamba 19:04
  • NPİSTANBUL Beyin Hastanesi bağımlılık ekibi Azerbaycan’da04 Kasım 2017 Cumartesi 21:25
  • Kamera Sistemleri03 Kasım 2017 Cuma 20:47
  • Alt Islatma Sorununu Çocuğunuzla Konuşun03 Kasım 2017 Cuma 19:39
  • Elbise Al03 Kasım 2017 Cuma 18:53
  • Denge problemlerine karşı temiz havada yürüyün03 Kasım 2017 Cuma 18:50
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Sağlık Gündemi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 05343258300