• BIST 103.773
  • Altın 145,843
  • Dolar 3,4963
  • Euro 4,1879
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 22 °C

Öğle Tatilinde Hollywood Gülüşü

Öğle Tatilinde Hollywood Gülüşü
Hollywood starları gerek günlük yaşantılarında, gerekse kırmızı halıda olsun nasıl da özgüvenle gülümsüyorlar, değil mi?

Siz de onlar gibi bir gülüşüne sahip olmak istiyorsanız; bu, imkansız değil. Üstelik öğle tatilinde birkaç saat içerisinde gülüş tasarımınızı yaptırıp işinize geri dönebilirsiniz!

 

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, “Son yıllarda teknolojide meydana gelen gelişmeler diş hekimliğinde yeni bir trend yarattı. Adını sıkça duymaya başladığımız 'gülüş tasarımı' kavramı ortaya çıktı. Hollywood gülüşü ise, günümüzde diş kliniklerinde en sık yapılan uygulamaların başında geliyor” diyor.

 

Güçlü yapıştırma sistemlerinin gelişmesi, lamina’ların günlük kullanıma girmesini sağladı. Zirkonyum ve empress porselenler de kusursuz bir estetik için sık kullanılır oldu… Bunun yanı sıra lazer teknolojisinin gelişmesiyle dişetleri-dudak sadece sayılı dakikalar içinde kusursuz bir biçimde düzenlenebilir hale geldi. Bu sayede tedavi süreleri ve hasta koltuğunda geçirilen süre çok kısaldı. İnsanlar yoğun çalışma temposunda bile öğle tatili aralarında teknolojinin bu nimetlerinden yararlanmaya çalışıyor.

 

Diş Hekimi Pertev Kökdemir; “Artık mükemmel bir gülüşe sahip olmak için kusursuz dişlere, dudaklara ve dişetine doğuştan sahip olmak gerekli değil. Diş hekiminiz tarafından yapılacak iyi bir analiz sonucunda çevrenizdekileri kıskandıracak kadar güzel 'Hollywood Gülüşü’ne sahip olabilirsiniz” diyor.

 

 

Diş Hekimi Pertev Kökdemir sırası ile bu analizleri anlattı:

DİŞ BOYU UZATILMASI: Son yıllarda gülüş tasarımı sağlamak amaçlı erbiyum lazerler sıklıkla kullanılmaya başlandı. Bu tekniği daha çok güldüğü zaman dişetleri aşırı dışarı çıkan kişilerde kullanıyoruz. Erbiyum lazerler sayesinde ameliyat gerekmeden hastanın dişetlerini istediğimiz kadar geri çekebilmemiz mümkün. Bu sayede daha çok diş ve daha az dişeti gözükmesi sağlanır. Bunu yaparken dişlerin kron (ağız içinde gözüken kısımları) boylarının dudak, yüz ve diğer çevre dokularla olan uyum ve oranı çok iyi değerlendirilmelidir.

 

FASİYAL ANALİZ: Hastanın yüz özellikleri belirlenir. Bu özelliklere göre ağız içerisinde yapılacaklar planlanır. Yüz karakteristiğine göre diş yapısı saptanır ve gerekiyorsa diğer tıbbi branşları da içine alacak şekilde yüzün diğer alanlarında yapılacak işlemler de planlamaya dahil edilir. Bunun sonucunda istediğimiz 'altın orana' ulaşabilecek ve tedavi sonucunda birbirleriyle orantılı diş, dudak, yüz hatları ortaya çıkacaktır.

 

LAMİNA PORSELENLER: Porselen laminalar ince ve yarı geçirgen bir porselen tabakası olmasına rağmen özel bir yöntemle güçlü yapıştırıcı sistemler kullanılarak diş yüzeyine yapıştırdıklarından dişten ayrılmaları mümkün olmaz. Ancak teşhisin doğru konması ve doğru dişe, doğru bölgeye ve doğru hasta tipine uygulanması bu porselen yaprakcıkların ömürlerini uzatır. İleri derecede diş sıkma alışkanlığı olan hastalarda ve büyük dolgusu olan dişlerde uygulanması uygun değildir. Laminalar minimum diş aşındırmasıyla maksimum estetik sağlayan porselenlerdir. Işık geçirgenliklerinden dolayı doğal dişten ayırt edilmezler. Renk değiştirmezler. Ağızda yabancı bir cisim varmış hissi vermezler.

 

ZİRKONYUM PORSELENLER: Dişlerden herhangi birinin madde kaybına maruz kalması sonucu dişte boşluklar meydana gelir ve komşu diş bu boşluğa doğru bir hareket eder. Böylece ağız içi diş yapısı ve şekli bozulur. Buna bağlı olarak ağız kapanışı ve çiğneme kuvveti de etkilenir. Bu boşluklar uzun süre doldurulmaz ise boşluk artar… Bu nedenle boşluğun büyüklüğü ve sayısına göre kuron ya da köprü ile bu boşluklar doldurulur. Bu işlemlerde metal destek kullanılır. Günümüzde metal desteksiz full porselen kuron köprüler ile hiç metal kullanmadan ağız içi boşlukların giderilmesini sağlanabiliyor. Zirkonyum porselende, köprü dişlerde metal alt yapılı porselen yerine kullanılır. Metalsiz köprü ya da metal desteksiz köprüler diye de adlandırılan ‘Full Porselen’ köprünün en büyük avantajı, ulaştığı çok yüksek dayanıklılıkla, arka bölgedeki köprülerde tam estetik bir görünüm sağlamasıdır. Diş eti çekildiğinde, full porselenler estetik görünümlerini korurlarken, metal porselenler diş ile birleştikleri bölgede kötü bir görüntü oluştururlar.

Alt yapıda kullanılan nikel, gümüş gibi materyallerde oluşabilecek alerji riski full porselenlerde yoktur.

 

EMPRESS KRONLAR: Tek bir dişi onarmak için dişin kaplanması işlemine kron, eksik bir veya birden fazla dişin kaybı durumunda komşu dişlerden yararlanılarak boşluğu doldurmak için uygulanan işleme köprü adı verilir. Kron-köprü yapımında lamina kronlar, metal destekli porselen kronlar ve metal desteksiz porselen kronlar kullanarak estetik sonuçlar alınıyor. Özellikle estetiğin önemli olduğu ön dişlerde metal desteksiz porselen kronlarla başarılı sonuçlar elde ediliyor. Bu sayede doğal diş ile birebir aynı görüntüyü veren görüntü ortaya çıkıyor.

 

DENTAL İMPLANTLAR: Dental implant, üzerine kron, köprü veya hareketli bir protezin yapılabilmesi için, çene kemiğine yerleştirilen genellikle vida şeklinde titanyumdan yapılmış yapay köklerdir. Doğal dişin tersine, implant çene kemiğine tamamen birleşmelidir. Bu birleşimin gerçekleşmesi için, implantın çene kemiğine yerleştirilmesinden sonra ortalama 2-3 ay beklemek gereklidir. Bu sürenin sonunda, implantın üzerine uygun dayanaklar yerleştirilerek protez yapımına başlanır.

Tek bir dişin kaybı durumunda, geleneksel yöntemle tedavi edildiği zaman, komşu iki dişi kesip köprü yapmak gerekir. Fakat kayıp dişin yerine implant destekli bir kron yapıldığında, komşu dişlerin kesilmesi engellenmekte ve diş dokuları maksimum derecede korunmuş olmaktadır.

Birden fazla diş eksikliğinde, geleneksel yöntem eksik dişleri köprüyle veya hareketli bölümlü protezlerle tamamlamaktır. İmplant destekli sabit protezlerle ise mevcut dişlerin kesilmesine gerek kalmayacak veya kişi hareketli protez kullanmak zorunda kalmayacaktır.

Tam dişsizlik durumunda, total protez kullanmak istemeyen veya kullanamayan hastalara, çene kemiğine 6-8 implant yerleştirilerek tamamen sabit bir protez yapılabilir. Çene kemiğinin sabit protez için uygun olmadığı durumlarda minimum iki adet implant yerleştirilerek, implant destekli hareketli protezler uygulanabilir. Bu şekilde hastalar, total protezlerde görülen çıkma, oynama gibi problemlerden kurtulmuş olur.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Sağlık Gündemi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 05343258300