• BIST 102.717
  • Altın 192,122
  • Dolar 4,6157
  • Euro 5,4502
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 27 °C

"Kusursuz tedavi” yaklaşımının kalbinde genetik testler var

"Kusursuz tedavi” yaklaşımının kalbinde genetik testler var
​Teknoloji ve temel bilimlerdeki yeni buluşlar, yeni tedavi yaklaşımlarını ortaya koyuyor.

Yüksek veri içerikli yeni yayınların çıktıları sayesinde özellikle tedavide deneme- yanılma dönemi resmen kapanıyor, yerini kanıta dayalı tedavi alıyor. “Kusursuz tedavi” yaklaşımının odağında ise genetik testler bulunuyor.

 

Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Korkut Ulucan, genetik testlerin önemine dikkat çekiyor. Doç. Dr. Ulucan, şu değerlendirmelerde bulundu:

 

“Genom çağı bildiğimiz ve uyguladığımız bir çok yaklaşımın değişmesine imkan sağladı. Artık insanların tüm genom dizilimlerine sahibiz ancak halen anlamını bilmediğimiz genomik bölgeler var yani işin ham kısmı bitti, biyoinformatik kısmı devam ediyor.

Kusursuz tedavi yaklaşımıyla hastalıkların ortaya çıktıktan sonra tedavisi değil, erken yaşta saptanıp oluşumunun engellenmesi hedefleniyor. Bu açıdan bakılınca artık hastalığı değil, hastayı aslında tedavi ediyoruz. Genetik testler çok ilerledi, sadece kanser ve psikiyatri alanında değil, obeziteden nörolojik hastalıklara kadar geniş bir yelpazede hizmet veriyor.

 

Bu konuda yeni tanı metotları, tanı kitleri gelişiyor ve zaman geçtikçe maliyetler iyice azalır duruma geliyor. Örneğin artık bir kişinin tüm genomu 20 bin dolarlardan yaklaşık bin-bin 500 dolarlara kadar geriledi. Bu çok önemli”

 

Gelişen teknoloji ve tanı metotları sayesinde bireysel tıptan kusursuz tedaviye geçişin başladığını belirten Doç.Dr. Ulucan, “Kusursuz tedavi, aslında biraz iddialı bir terim olarak algılansa da amacı hastaya en optimal tedavi şeklinin verilmesini amaçlıyor. Yani tek bir disiplinin oluşturduğu bireye özgü tedavinin, multi-disipliner yaklaşımla kusursuz tedavi konseptine dönüşmesidir. Sadece hekimlerin değil, biyolog, kimyager, farmakoloji uzmanları, eczacı, mühendislerin de içinde rol aldığı ekipler artık kusursuz tedavi konseptinde önemli roller üstleniyor.

 

Burada genetik testler, hastalıklara yaklaşımı ve tedavinin en optimal düzeye çekilmesini hesaplıyor. Hastalıkların molekül düzeyini ortaya koyuyor, hekimlere en azından hastalıkların biyolojisi hakkında bilgiler veriyor. Farmakolog, uygun ilacın uygun dozda önerilmesini hekimlere öneriyor. Hekimler ise hem tecrübeleri hem de bilimsel verilerin yardımı ile hastanın ve hastalığın tedavisini gerçekleştiriyor. Hem zamandan kazanım, hem maddi giderden kazanım ve başarılı tedavi sayesinde hasta- hekim güveni de üst düzeye çıkmış oluyor” diye konuştu.

 

Gen-kartlar önem kazanacak

 

Doç.Dr. Ulucan, yakın gelecekte gen- kartların öneminin daha iyi anlaşılacağını belirterek “Sadece tedavi değil, günlük yaşamımızda kozmetik ve beslenmemizden egzersiz profillerine kadar birçok günlük aktivitelerimizde rol oynayan genlerin bireye özgü olarak düzenlenmesinde bu gen-kartlar çok önemli hale gelecek. NPİSTANBUL Hastanesi aslında yeni uygulaması farmakogenetik kimlik kartı ile Gen-kartlara geçişi gerçekleştirdi. Şimdi tüm bilinen genetik varyantların toplandığı geniş verili gen- kartlara ihtiyaç var” şeklinde konuştu.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Sağlık Gündemi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 05343258300