• BIST 97.988
  • Altın 242,791
  • Dolar 6,2605
  • Euro 7,3554
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 29 °C

Kefirden Gelen Sağlık

Adeviye Filikci

Birçok ülkede üretilen kefirin kökeni Kafkas dağlarıdır. Türkçe’de mutluluk, hoşnutluk anlamına gelen keyf sözcüğünden türemiştir. Kefir yaklaşık 24 saatte 20-25°C’de üretilir, 4°C’de muhafaza edilir.

Kefirin, vitamin üretimi sağlama, bağışıklık sistemini düzenleme, antienflamatuar, antibakteriyel, antikanserojen, antidiyabetik, antialerjik, antioksidatif, antigenotoksik etkilere sahip olma, kan basıncını düzenleme, kolesterol düşürme, apopitoza karşı koruma, kemik kütlesi artışı sağlama vb. etkileri bulunmaktadır. Çok geniş bir yelpazede sağlığı iyi yönde etkileyen bir besindir.

Dünyanın birçok bölgesinde tüberküloz, kanser ve gastrointestinal rahatsızlıklarda destek tedavi amaçlı olarak kullanılmaktadır. Kefirin mide ve pankreas gibi bazı organların salgılarını artırdığı gibi sinirsel rahatsızlıklara, iştahsızlığa ve uykusuzluğa karşı iyi geldiği de bilinmektedir. Kefir içerdiği esansiyel amino asitlerden triptofan yanında Ca ve Mg minerallerinden de zengin olması sinir sistemini rahatlatmasında etkili rol oynar. Kefir yüksek oranda orotik asit içerir. Bu organik asit; kolesterolün biosentezini engellemede, karaciğeri korumada, nükleik asitlerin sentezinde ve proteinlerden yararlanmada büyük öneme sahiptir

Kefir, mutasyon ve DNA hasarını azaltarak, kanser oluşumuna zemin hazırlayan enzimlerin aktivitelerini düşürerek, kanser yapan maddeleri etkisizleştirerek, kısa zincirli yağ asitlerinin üretiminin artması ve asiditenin artmasını sağlayarak ve kanserli hücre intiharını hızlandırarak antikanserojen etki göstermektedir. Kefir ve kefir tanelerinin antikanserojen etkisinin araştırıldığı bir çalışmada, kefirin içerdiği mikroorganizmaların fekal enzim aktivitesini büyük ölçüde azaltması sonucunda, özellikle bağırsak kanseri riskini azatlığı bildirilmektedir. Kefirin bileşimindeki selenyum; E vitamini, katalaz ve süperoksitdismutaz enzimleri ile birlikte hücreler üzerine antioksidatif etki göstermektedir. Bu da antikanserojenik bir faktör olarak değerlendirilmektedir

Vücutta sentezlenen ve gıdalarla alınan kolesterol, safra asitlerine dönüşür. Lb. acidophilus gibi bazı bağırsak bakterileri oluşan bu safra asitlerini parçalama yeteneğine sahiptir. Parçalanan safra asitleri, lipitlere oranla daha kolay emilir. Bu nedenle de kan kolesterol düzeyinde azalma meydana geldiği belirtilmektedir

Kefirin sağlık üzerine etkileri ve çok fazla sayıda farklı tür bakteri ve mayaları barındırdığı için kompleks bir probiyotiktir. Kefir, antimikrobiyel ve antikanserojenik etkisinin yanısıra değişik beslenme ve büyüme faktörlerini içermesi bakımından her yaştan insan tarafından tüketilmelidir. Yüksek besin değeri ve sağlık üzerine etkilerinden dolayı prematüre bebeklerin, çocukların, hamilelerin, bakıma muhtaç kişilerin, destek tedaviye ihtiyacı olanların, laktoz intolerans kişlerin (kefir laktozu laktik asite çeviren laktik asit bakterilerine sahip olduğundan bağırsaklarında laktaz ya da beta galaktozidaz enzimi yetersiz, laktoz intoleransı olan kişiler de kefiri rahatlıkla tüketilebilir) ve yaşlıların günlük diyetlerinde kefir tüketmeleri tavsiye edilir. Ayrıca zayıflama diyetlerinde kefir tüketilmesi, içerdiği kalsiyum ve protein sayesinde vücut yağ seviyesinde ve iç organlar çevresindeki yağlarda önemli derecede kayıp sağladığı yapılan çalışmalarda bildirilmiştir. Özellikle  akşam ara öğününde rahatlıkla tercih edilebilir. Kefirin mayhoş tadını sevmeyenler sevdikleri bir meyveyle birlikte blenderden geçirerek kullanabilir.

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Sağlık Gündemi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 05343258300