• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 0 °C

Ergoterapi yaşam becerilerini geliştiriyor

Ergoterapi yaşam becerilerini geliştiriyor
​​​​​​​Ergoterapi, hastalıklar başta olmak üzere çeşitli nedenlerle toplumsal hayatın dışına itilmiş dezavantajlı kişilerin günlük yaşamlarına uyumunu kolaylaştırıyor, yaşam kalitesini artırıyor.

Ergoterapi kapsamında çocuklara yönelik gerçekleştirilen müzik ve oyun yöntemleri de yine tedavinin etkinliğini pekiştiriyor.

 

27 Ekim Dünya Ergoterapi Günü, ülkemizde yeni yeni tanınmaya başlayan Ergoterapi uygulamalarına dikkat çekmek ve bu konudaki farkındalığı artırabilmek amacıyla her yıl kutlanıyor. Çeşitli nedenlerle toplum dışına itilmiş kişilerin potansiyel yeteneklerini anlamlı ve amaçlı aktivitelerle geliştirerek günlük yaşam aktivitelerine katılımını ve bu aktivitelerdeki bağımsızlığını sağlamayı amaçlayan ergoterapi, ülkemizde yeni yeni tanınıyor.

 

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Ergoterapi Bölümü Duyu Bütünleme Terapisti Muammer Aydoğdu, ergoterapinin kişinin maksimum derecede bağımsız bir birey olması yolunda, anlamlı ve amaçlı aktivitelerin yapıldığı uzmanlık alanı olduğunu belirterek “Kognitif yaklaşımlar, psikolojik destekli yöntemler, davranışsal yaklaşımlar, duyusal yaklaşımlar motor alanlı çalışma alanları bir çok aktivite ve uygulama yapabilmektedir” dedi.

 

Ergoterapi kilittaşı görevi üstleniyor

 

Ergoterapi yönetmelerinin 7’den 77’ye birçok yaş grubu ile çalışıldığını belirten Muammer Aydoğdu “Fiziksel, psikolojik ya da patolojik oluşumlu rahatsızlıkların tedavisinde uygulanmakta, rahatsızlığa yönelik kişiye özgü terapi planlamaktadır. Ergoterapi multidsipliner çalışmaların kilittaşlarından birini oluşturmaktadır. Çünkü ergoterapide aktivite uğraş önemli yer tutmaktadır. Bireylerin günlük yaşam aktivitelerinde bağımsız birey olarak hareket yeteneği kazanmaları ergoterapistlerin desteği ile gerçekleşmektedir. Ergoterapide çeşitli aktivitelerle terapiler uygulayarak bireyin bağımsız bir birey olması, böylece topluma kazanımı ve hayat kalitesinin yükseltilmesi hedeflenir” diye konuştu.

 

Muammer Aydoğdu, ergoterapinin bireylerin motivasyonlarını sağlama, kendini gerçekleştirme ve yönetebilme gibi günlük yaşamda ihtiyacı olan bir çok alanda önemli katkı sağladığına dikkat çekti.

 

Çocuğun gelişiminde en iyi ilaç oyundur

 

Çocuk hastalarda ergoterapide oyun ve müziğin kullanıldığını ifade eden Muammer Aydoğdu, şunları söyledi:

“Oyun çocuklarda deneyim, araştırma, analiz etme, davranışa dönüştürme gibi bir çok alanda gelişme sağlayan bir aktivitedir. Bu yüzden çocuğun gelişiminde oyun en iyi ilaçtır. Zamanında, yeterince, süresinde ve amaca yönelik kullanımda en iyi etkiyi oluşturmaktadır. Ergoterapide sanatın yeri önemlidir. Sadece müzik değil, bir çok sanatsal çalışma beyin fonksiyonlarının gelişimini ve sinaptik dağılımını arttırmaktadır. Beynin bir çok alanını etkileyen sanat ve müzik, özellikle çocuklarda beyin gelişimine önemli katkılar sağlamaktadır. Müziğin birçok beyin bölgesinde yüksek etkisi görülmektedir. Örneğin müzisyen birinin müzikle ilgili olabilir ve ya dışardan gelen uyarana karşı beyinde oluşturduğu etkiyle normal bireyde benzer uyaranların etkisi belirgin farklılıklar göstermektedir.

 

Başka bir örnek de Cerebral Palsy’li çocuklarda yapılan ayak kaldırma aktivitesi, müziksel bir ritimle daha başarılı bir sonuç verdiği görülmüştür. Bu da beynin nöroplastik etkisine yönelik gelişimini destekleyici bir durumdur. Beynin plastitisesi ile beynin yapısal gelişimi arasında müziğin etkisi görülmektedir.”

 

Ailenin sürece katılımı önemli

 

Ergoterapide özellikle çocuk hastalarda tedavinin etkinliği açısından ailelere de bilgi verildiğini, hasta yakınlarının ergoterapi sürecine dahil edildiğini ifade eden Muammer Aydoğdu, “Ailenin bilgilendirilmesi ve beraberinde terapi yönetimi önemlidir. Bazen aile üyeleri ya da yakınlar terapilerde katılımcı olabilmektedir. Otizm gibi bir durumda ailenin tutumları otizmdeki tekrarlayan hareketleri davranışsal yaklaşımlar destekleyici ya da inhibe edici tutumlar gerekli olmalıdır. Örneğin tekrarlayan hareketlerle ilgili ailenin terapi sonrasında neler yapacağı, karşılaşılan durumlarda çocuğa nasıl yaklaşacağı konusunda bilgi sahibi olması önemlidir. Terapinin uzun bölümü aile ile birlikte sürdüğü için aile bu konuda en önemli noktalardan biridir” diye konuştu.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Sağlık Gündemi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 05343258300