• BIST 98.501
  • Altın 228,334
  • Dolar 5,7656
  • Euro 6,6758
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 23 °C

En iyi diyet!

Adeviye Filikci

                                                          En iyi diyet!

Evet, bu başlığı görmek sizi heyecanlandırmış, yüzünüzde bir gülümseme oluşturmuş hatta tamda aradığınız şey olduğunu düşündürmüş olabilir. Biz aceleci bir milletiz. İstediğimiz hemen olsuncuyuz. 10 yılda bile almış olsak 10 günde vermek isteriz kiloları. Sağlığımızdan olma pahasına bile olsa mühim değil yeter ki o kiloları verelim. Peki ya sonra? Sonrasını hiç düşündünüz mü? Hayır mı?

 Ben sonra ne olacağı konusunda yardımcı olayım o zaman. Düşük kalorili diyetler, yüksek proteinli diyetler ve tek tip besine yönelik diyetleri ele alalım. Düşük kalorili diyetler adı üstünde düşük kalori içeren bir diyet olduğu için doğal olarak kilo verdirir ancak vitamin, mineral ve amino asit eksikliğine yol açar. Çünkü bu gıdalar vücut tarafından üretilemediği için beslenmeyle alınması zorunludur ve ancak yeterli kaloriyi sağlayacak miktarda besinle alınabilir. Yüksek proteinli diyetleri ele aldığımızda aynı şekilde zayıflamaya neden olduğunu görürüz. Fakat bilmediğiniz bir şeyler var, bu diyetlerde protein kaynağı olarak tüketilen besinlerden alınan hayvansal yağ, kan kolesterol düzeyinin yükselmesine ve bu nedenle kalp hastalıkları riskinde artışa neden olur. Aynı zamanda yüksek protein alımı kemiklerden kalsiyum çekilmesine ve dolayısıyla osteoporoz riskinde artışa neden olabilir. Proteinin arttırılması diyetle posa alımını azaltarak barsak problemlerine neden olur. Son olarakta yüksek proteinli diyetin tam tersi bir uygulama içeren tek tip besine yönelik diyetlere (Karpuz, Lahana, Üzüm, Patates Diyeti vb.) değinmek istiyorum. Genellikle karbonhidrat oranı yüksek, protein ve yağ oranı düşük olan diyetlerdir. Protein bakımından yetersiz olması kişinin kas kaybına neden olabilir. Bu diyetler pek çok vitamin ve mineral yönünden yetersizdir ve sürdürülebilir değildir. (Kimse ömür boyu tek tip bir besinle beslenmek istemez sanırım!)  Sağlık açısından baktığımızda da kemik erimesi, böbrek hastalıkları, kansızlık, dikkat azalması, yorgunluk ve sindirim problemlerine sebep olabildiğini görürüz. Ayrıca sadece kilo vermeyi amaçlayarak yaşam tarzınızda değişiklik oluşturmaya yer vermeyen bu diyet uygulamalarıyla istediğiniz kiloya ulaşıp diyet programınız sona erince eski beslenme alışkanlıklarınıza geri dönecek aynı hızla kiloları geri alacaksınız.

Tartıda kısa sürede gördüğünüz kilo kayıpları sizi mutlu edebilir fakat vücudunuza verdiği zarar mutluluğunuza gölge düşürmeye yetecektir. Popüler diyetlerin olası yan etkilerine yorgunluk, baş ağrısı, baş dönmesi, kansızlık, konsantrasyon eksikliği, sinirlilik, ishal, kabızlık, bulantı, kusma, saç dökülmesi, tırnaklarda çabuk kırılma, kardiyovasküler hastalıklar, safra taşları, böbrek hastalıkları ve osteoporozu örnek olarak verebiliriz.

Tam da bu noktada klişe haline gelmiş bir cümleyi tekrar etmem gerekecek “Diyet kişiye özeldir.”  Herkesin metabolizma hızı farklıdır. Sizin için en iyi diyet, içeriği; biyokimyasal bulgular, boy, kilo, fiziksel aktivite özellikleriniz ve yaptığınız işe göre ihtiyacınız olan enerji ve besin öğesine göre belirlenen diyettir. Yeterli düzeyde enerji, protein, karbonhidrat ve yağ içermelidir.

Kısa sürede kilo kaybetme isteğiniz sağlığınızdan olmaya değer mi? Özellikle sosyal medya aracılığıyla sağlığımız göz ardı edilerek bizlere cazipmiş gibi tanıtılan popüler diyetlerden uzak durun. Size uygun diyet programını belirlemek ve sağlıklı bir şekilde zayıflamak için lütfen bir diyetisyene başvurun. Sağlığınız riske atmayın.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Sağlık Gündemi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 05343258300