• BIST 108.953
  • Altın 144,253
  • Dolar 3,4810
  • Euro 4,1079
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 23 °C

Çocuklarda Geçikmiş Dİl ve Konuşma

Güllü Bal


           Çocuklar dünyaya geldikleri ilk andan itibaren anne-babalarıyla ve çevrelerindeki diğer insanlarla iletişime geçerler. Ancak bu, seslerden oluşan sözlü bir iletişim olmayıp daha çok ağlama ve işaret diliyle gerçekleşen sözsüz iletişim olmaktadır. Gelişim dönemlerinde anne-babaların çocuklarından asıl bekledikleri ise onların dillenmesi yani seslerden ve kelimelerden oluşan sözlü iletişime geçmeleridir. Çocuklar ilk aylardan itibaren birçok ses duyarlar, algılarlar ve bazılarını taklit etmeye çalışırlar. 1 yaşlarına geldiklerinde de ilk anlamlı kelimeleri çıkarmaya başlarlar. 2-3 yaşlarında ise düzgün bir şekilde konuşamaya başlamaktadırlar.

           Gecikmiş dil ve konuşma, çocuğun konuşma çağına geldiği halde gerekli kelime dağarcığına sahip olmaması ya da konuşmak için yeterli kelime ve ses dağarcığına sahip olsa bile ses çıkarma becerisinin yeterince gelişmemiş olmasıdır. Yani çocuğun yaşına göre dil ve konuşma olarak geride kalmasıdır. Çocukların zihinsel ve bedensel gelişimlerinde olduğu gibi dil ve konuşma gelişimleri de belli bir yol izlemekte ve gelişimleri aşama aşama gerçekleşmektedir. Ancak bazı bireysel ya da çevresel etkenler sebebiyle bazı çocuklarda dil ve konuşma gelişimi geri kalabilmektedir. Bunun birçok nedeni vardır. Zihinsel yetersizlikler, doğumdaki anormallikler, yarık damak, tavşan dudak, baskıcı ve anlayışsız aile yapısı, sözcük dağarcığının gelişmesini ve konuşmayı engelleyecek duyma problemleri çocuklarda dil ve konuşma gecikmesine neden olan başlıca faktörlerdir. Ayrıca uzun süreli hastalıklar, çocuğun bilişsel gelişimini destekleyecek uyaranlardan yoksun sosyal çevreye sahip olması, aile içinde birden fazla dilin konuşulması ve düşük sosyo-ekonomik aile yapısı çocukların dil ve konuşmasını geciktirecek olumsuz etkenler arasındadır.

          Çocuklarda dil ve konuşma becerisinde gecikmenin olduğunun birçok belirtisi vardır. Bunların özellikle anne-babalar tarafından bilinmesi çocuktaki geriliğin erken fark edilmesinde etkili olmaktadır. Çocuğun iletişim kurarken kısıtlı sözcükler kullanması, isteklerini kelimelerden çok işaretlerle anlatmaya çalışması, çevresiyle iletişim kurmaktan çekinmesi, duygu ve düşüncelerini ifade edememesi, anlamsız sesler çıkarması, yutma ve çiğneme becerilerinde sıkıntıların olması ve salya kontrollerinin olmaması çocuklarda dil ve konuşma gecikmesi olabileceğinin belirtileri arasındadır. Dil ve konuşma gecikmesi olan

çocuklar yeni kişilerle tanışmak ya da yeni ortamlara girmek istemezler, sosyal ortamlarda genellikle sıkılgan tavırlarda sergilerler.

            Çocuklar çevrelerindeki büyük, küçük herkesle iletişime geçmek, oynamak isterler. Bu onların sosyalleşmesini, kendilerini, duygu ve düşüncelerini daha rahat ifade etmelerini sağlamaktadır. Bu nedenle anne babaların çocuklarla oyunlar oynamaya, onlarla zaman geçirmeye önem vermeleri gerekmektedir. Anne-babaların özellikle de annelerin çocuklardaki dil ve konuşma gecikmesinin tedavisi için evde yapabilecekleri birçok etkinlik vardır. Öncelikle çocuğa çokça konuşabileceği rahat çevre koşulları sağlanmalı, sıkılmadan ve yorulmadan çocuğa her etkinliği sözel olarak anlattırılmaya çalışılmalıdır. Çocuğun yanlış telaffuz ettiği kelimeler doğru şekilleriyle model olma yöntemiyle çocuğa tekrar edilmeli, çocuklara uzun cümleler yerine bir iki kelimelik basit cümleler kurulmalı ve çocuk konuşmak istediği her konuda cesaretlendirilmeli ve desteklenmelidir. Çocuk aileden gördüğü ilgi ve sevgiyle, onlardan aldığı destekle kendine daha çok güvenecektir. Özgüveni yüksek olan çocuk sorunlar ve engeller karşısında diğer çocuklara göre hep bir adım önde olacaktır.

            Anne babaların gelişim dönemlerinin ve dönemlere ait zihinsel, bilişsel ve duygusal özelliklerin bilincinde olmaları, çocuklarında görülen gecikmeleri ve anormallikleri sürekli takip etmeleri gerekmektedir. Çocukta görülen dil ve konuşma gecikmesinde yapılacak ilk şey bir doktora ya da dil konuşma terapistine başvurmaktır. Erken teşhis, çocukların tıbbi ve eğitsel yardım almaları açısından çok önemlidir.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Sağlık Gündemi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 05343258300