• BIST 109.666
  • Altın 156,594
  • Dolar 3,8910
  • Euro 4,5831
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara -1 °C

Böbrek Hastası Çiftin Nakil Hayali Gerçek Oldu

Böbrek Hastası Çiftin Nakil Hayali Gerçek Oldu
​Diyaliz Merkezinde Tanışıp Evlendiler; 6 Yıl Sonra Çifte Böbrek Nakliyle Hayata Tutundular

öbrek yetmezliğiyle mücadele ederken gittikleri diyaliz merkezinde tanışıp evlenen Muazzez-Murat Arat çiftinin ‘böbrek’ hayali gerçek oldu. 6 yıl birlikte yan yana diyalize giren çift, Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi’nde iki hafta arayla gerçekleştirilen böbrek nakilleriyle yeni bir hayata adım attı.

Yaklaşık 20 yıldır diyalize giren 34 yaşındaki Muazzez Arat, böbrek rahatsızlığı nedeniyle önce gözünü kaybetti, sonra da mesane sorunu yüzünden nakil olamayacağını öğrenip büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Ancak 6 yıl önce diyaliz merkezinde tanıştığı kendisi gibi böbrek hastası eşinin desteğiyle bütün zorlukların üstesinden geldi. Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi’nde yapılan tetkikler sonucunda sorunun böbrek naklini engellemediğini öğrenen Muazzet Arat, babası Davut Güler'in böbreğiyle; 15 yıldır organ bekleyen 35 yaşındaki eşi Murat Arat da çapraz nakil sayesinde sağlığına kavuştu.

 

Muazzez Arat, geçen ay eşiyle kendisine 15 gün arayla böbrek nakli gerçekleştirildiğini belirterek, 7 yaşında kronik böbrek hastası olduğunun tespit edildiğini, 14 yaşından itibaren de diyalizle tedavisinin sürdüğünü söyledi. Arat, "20 yıl boyunca diyalize girdim. Bu süreçte nakil olmayı düşündüm ama o dönemde gittiğim merkezlerde ‘nörojen mesane’ sorunum nedeniyle nakil olamayacağım söylendi. Bunu duyduktan sonra kendimi nakil fikrinden çektim. Sonra diyalize devam ettim" dedi.

 

“SENİ TEK BAŞINA DİYALİZE YOLLAMAM”

Kendisi gibi böbrek hastası olan eşinden bu süreçte çok büyük destek gördüğünü vurgulayan Arat, şunları söyledi: “Ben sağlık sorunum nedeniyle uzun yıllar böbrek nakli olamadığım için eşim de nakil olmamayı tercih etti. ‘Seni diyalize tek başına yollamam’ dedi. Yıllarca benim böbrek nakli olacak duruma gelmemi bekledi.”

Uzun yıllar boyunca eşiyle yan yana diyalize girdiğini, son olarak gittikleri Medical Park Göztepe Hastane Kompleksi’nde yapılan tetkiklerinde nörojen mesane sorununun nakle engel olmayacağını öğrendiğini ifade eden Arat, eşiyle beraber nakil olmaya karar verdiklerini anlattı. Muazzez- Murat Arat çifti, 2 hafta arayla peş peşe böbrek nakli olarak sağlığına kavuştu.

 

“GEREKİRSE SENİN GÖZÜN OLURUM”

Arat, eşiyle, 6 yıl önce misafirliğe gittiği yerdeki diyaliz merkezinde tanıştıklarını aktararak, şöyle devam etti:

"Eşim de orada diyalize giriyormuş. Orada arkadaş edindiğim birkaç kişi, eşimden bahsetmişti. Başta psikolojik durumum da iyi olmadığı için olumsuz cevap vermiştim. Sonra bir şekilde konuşmaya başladık. Ondan sonra anlaşabildiğimizi anladım. Daha sonra benim göz sorunum çıktı ama ondan önce hasta olduğum için birtakım endişelerim vardı zaten. Sonra göz tansiyonum olduğunu, gözümü kaybettiğimi ve göremeyeceğimi söylediler. Ben bunu duyunca moral açısından tamamen bittim. O zaman eşimden ayrılmak istediğimi söyledim. Eşim, 'Niye' diye sorunca, 'Hem böbrek hastasıyım hem de gözümü kaybettim. Diğer gözümün de ne olacağını bilmiyorum. Bu işten vazgeçelim' dedim. Eşim de sağ olsun, 'Ben gerekirse gözün olurum ama bu iş olacak' dedi. Ondan sonra açıkçası evlenmeye karar verdim. Diyaliz merkezinde başta yataklarımız karşılıklıydı. Hemşireler evli olduğumuzu öğrenince yataklarımızı yan yana aldılar. Evlendikten sonra da gerçekten mutlu oldum eşimle. Nakile, çalışmaya beni teşvik eden eşimdir, çekiniyordum çünkü."

 

“HAYATIN DAHA UZUN OLDUĞUNU ANLADIK”

Nakilden önce diyalizin çok zaman aldığını anlatan Arat, "Şu an nakilden sonraki 15. günümdeyim. İki haftadır diyalize girmiyorum ve hayatın daha uzun olduğunu anladım. 5 yıl eşimle birlikte diyalize girdik. Artık birlikte daha fazla zaman geçireceğiz. Üç ay sonunda da tamamen sosyal hayata dönebileceğiz" diye konuştu.

 

"EŞİM BABASINDAN, BEN DE BAŞKA BİR HASTA YAKININDAN BÖBREK ALDIM"

Murat Arat da "İlk 4-5 yıl diyalize alışmak çok zordu. Çok sıkıntılar yaşadık. Bundan sonra vücut ve psikolojik olarak bu sürece alıştık. Sosyalleşmeye başladık. İş hayatına atılmaya başladık ve hayatın gereksinimlerinin artık diyalizle beraber yapılabileceğini öğrendik" ifadesini kullandı. Eşinin babasından ve kendisinin ise ailesinden uygun organ bulunamayınca çapraz nakil yöntemiyle başka bir hastadan böbrek aldığını dile getiren Murat Arat, "Bana, kendisi de 2.5 yıldır nakil olmayı bekleyen Fatma Şahin'in eşi Tahsin Şahin, Fatma Hanım’a da kardeşim Miraç Arat böbreğini verdi" dedi.

 

“ISSIZ BİR YERE TATİLE GİTMEK İSTİYORUZ”

Eşi Muazzez Arat'la diyaliz merkezindeki arkadaşları aracılığıyla iletişime geçtiklerini anlatan Murat Arat, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Tanıştıktan sonra süreç hızlandı ve biz 1 yıl içerisinde evlendik. Aslında beni anlayabilecek biriyle evlenmek çok iyi bir şey. Eşim, bu sayede her derdimi anlayabildi, her sorunuma çözüm olabildi. Bana her konuda destek oldu. Öğrenmemiz gereken çok şey olduğunu fark ettik çünkü yaklaşık 15 yıldır diyalize giriyordum. Ben uzak bir yere gideceksem mutlaka oradaki diyaliz merkezini arayıp öyle gidiyordum. Tatil yerimi seçme şansım yoktu. Diyaliz merkezimi seçme şansım vardı ve ona göre tatilimi ayarlıyordum. Şimdi yapmak istediğimiz bazı şeyler var. Şimdi ıssız bir yere gidip eşimle 1 hafta kafa dinlemek istiyoruz."

 

Murat Arat, kendi nakillerinde 3 alıcı, 3 de verici bulunduğunu belirterek, "Öncelikle eşim, ben ve Fatma Hanım nakil olduk. 3 verici, 3 alıcımız var. Eşim babasından, ben Fatma Hanım'ın eşi Tahsin Bey'den, Fatma Hanım da kardeşim Miraç'ın böbreğini aldı. Hepimiz böbrek kardeşi olduk" şeklinde konuştu.

 

"NAKİLLE İLGİLİ EN DENEYİMLİ ÜLKELERDEN BİRİYİZ"

 

Medical Park Göztepe Hastanesi Organ Nakli Merkezi Başkanı Op. Dr. Aşkın Eroğlu da diyalizin çok büyük bir şans olduğunu söyleyerek, "Kalp, karaciğer bekleyenlerin bir alternatifi yok ama böbrek hastaları diyalizle dört dörtlük olmasa da yaşamlarına devam ediyor. Bu çok büyük bir şans. Teknoloji, koşullar geliştikçe, ülke zenginleştikçe evde diyaliz alternatifleri de çoğalıyor tabii ki" dedi. Eroğlu, organ bağışındaki yetersizliğe de dikkati çekerek, şunları kaydetti:

 

"Bu durum, bu işle uğraşanların derin yarası. Biz burada böbrek nakli yapıp insanları sağlığına kavuşturuyoruz ama bunu daha çok canlıdan alarak yapıyoruz. Herkesin canlı nakil imkanı yok, çünkü herkesin vericisi yok ama kadavra herkes için var. Bunu artırmak için de ayrıca çabalıyoruz ama çok yüz güldürücü sonuçlar yok. Bizde yüzde 80 canlıdan, yüzde 20 kadavradan yapılıyor nakiller. Avrupa'da bu oran tam tersi. Ne yazık ki listemizde 21 binden fazla bakanlıkta kayıtlı hasta var. Geçen yılki kadavradan bağış sayısı 472. Bunun bin civarı olması lazım ki talebi karşılaşın, yoksa liste giderek büyüyor. Her yıl binlerce kişi ekleniyor. Nakille ilgili en deneyimli ülkelerden biriyiz. Deneyimimiz artıyor, bize yurtdışından gelen hastalar nakil oluyor. Bununla ilgili deneyim problemimiz de yok. Bununla ilgili cerrahi, nefroloji ayağında da yurtdışındaki ülkelerden bir farkımız yok."

 

BÖBREK NAKLİNDE TÜRKİYE’NİN KARNESİ

Diyalize giren hasta sayısı: 60 bin 529.

Böbrek nakli bekleyen hasta sayısı: 22 bin.

2015 yılında gerçekleştirilen böbrek nakli sayısı: 2 bin 371

2015 yılında kadavradan böbrek nakli sayısı: 350

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2014 Sağlık Gündemi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 05343258300